3 Eylül 2009 Perşembe

somali için iftar vakti

*fakirlere iftar verilecek
-nerde
*afrikada
-orda nerde
*vereceksen ver vermeyeceksen verme
-yok vermeyim.
+ben kimse yokmu kom'dan veririm.
*tabi o da var ama bi de hedefler var :) kesinlikle benim
değil bir arkadaşın hedefi.
*ben zaten senin vermeyeceğini biliyordum. nezaketen
sordum.
- çok naziksin
yahu bu kişileri anlamak zor, kayıtsız şartsız ona güvenerek dünyanın herhangi bir yerinde, varlığından haberdar olmadığım insanların, muhtemelen var olan fakirlere yardım edeceği iddiasına inanmam gerekiyor. Ve bunun için benden "nezaketen" istenen 5 lira. Bir başkasının tahminimce "öteki" olmamak için verdiği beş lira. ve nezaket. ve hayır-hasenat-sevap falan. yok ya!
gerçekten grup/cemaat içindekilerin mecburi oluşu gibi doğrudan değil, insan gibi söylense - ki bu da" şurda şunun tarafından şunlara yettiği kadar iftar verilecek." şeklinde oluyor.- verirdim belki beş lira da on lira da, ama olay öyle değil işte.
neyse. şarkı dinleyelim neşemiz yerine gelsin. ne gelsim. yasemin mori gelsin. şarkıyı siz seçin.

1 Eylül 2009 Salı

küçük yuppi veyahut le petit yubbie ya da sadece oyuncak

millette yetenek var yapıyor azizim. bak gençler düşünmüş taşınmış oyuncak yapmış. mağazanın adı le petit yubbie veyahut küçük yuppi. eminim daha karizmatik bir anlamı vardır ve ben bilmiyorumdur. neyse güzel işler. afferin.

bu oyuncak mevzusu enteresan şimdi. çinden adam getirtiyo ne alırsan 1 milyon. onu yapmayan seri üretim yapıyor 5 milyon. bir de marka olup 10-20-30-40-50 vs milyona satanlar var. bu marka dediklerimin adını hatırlamasam da tasarımları hakkaten güzel. hep derim ulan sırf tasarımıyla bu paraya sattıkları ithal oyuncaklar defterler vsye rakip bi türk çıkmıyor mu diye. bak yine dedim.
türklerden çıkanlar böyle el işi yapıyorlar. ben marka olanının görmedim henüz. e tabi o da pahalı oluyor ya da pahalı geliyor bana bilemedim. cundada görmüştüm el işi bebekler falan satan bir yer onlar da pahalıydı. sanırım sorun el işine değer vermekle alakalı ya da o emeği hissetmekle. hissettiğim an bir şeyler alacağım:)
pahalı demişken hesap yapayım dedim şu çıktı ortaya. 50-60 liraya çok diyoruz ama bir kişi süper seri olmadığı takdirde bir günde 2 tane o 60 liralık oyuncaktan üretse ve 30 gün durmadan çalışsa eline maliyetler hariç 3600 lira geçecek. ki normalde 22 iş günü dersek o zaman bu para olacak 2640. hem emek, hem zev, hem de özel bir hediye olayı var olunca aslında öyle bir iş yapan işinin ayda bu kadar para kazanması hak değil de nedir? istanbulda yaşıyorsa zaten para ancak yeter. işin içine vergiler girerse o zaman yanarlar. bu açıdan bakınca hemen bir şeyler alası geliyor insanın. ama yok 2 değil 10 tane üretiyorsa her türk gibi hemen tekrar hesaplamaya başlar pahalıymış yahu derim.
bu arada petit yubbie yi küçük yuppi yapınca yaptığı serbest çağrışım küçük züppeler oluyor. bu da güzel isim.
neyse siz gidin oyuncak alın. via

efrasiyab

efsanevi buyucu hükümdar. sahnamede iranlıların karşısında yer alır. ölüm
meleğinden kaçmak için yer altında yaptığı bin sütunlu sarayına sığınır. öyle
bir saraydır ki burası içerisinde kendi güneşi ve ayı bile vardır. ama bütün
kudretine rağmen efrasiyab, ölüm meleğiyle yaptığı mücadeleyi kaybeder. bu
hikayenin bugünkü semerkant'ın yanıbaşında kurulu olduğu efrasiyab tepelerinde
geçtiğine inanılır.


via

demek ki ölümden kaçılmıyormuş. haftasonu palermo shooting diye bir film vardı. onda da benzer bir konu vardı. azrail benden korkma, beni bir kötülük olarak değil iyilik olarak gör diyordu başroldeki abiye. sonunu tam anlayamasam da fena film değildi.

işte öyle. efrasiyab, palermo, kuşlar, falan.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Noel Baba Kırmızısı

Noel Babanın kıyafeti aslında kırmızı değilmiş. Yani olabilirmiş de ama millet "Sen Santa'sın, Kırmızı Giy Noel'i koru, iyi düşün" demezmiş. Meğer ilk çizimlerde Aziz Santa Dedemizi çeşit çeşit kıyafetlerde çizmişler. Hatta ülkeden ülkeye o ülkenin kıyafetlerine göre Santa'nın kıyafeti de değişiyormuş. Bir ara yeşil renk kıyafet daha yaygınmış ama Coca-Cola'nın 1920lerin sonundaki bir reklam çalışmasıyla birlikte dünya evrensel olarak Noel Baba'yı kırmızı zannetmeye başlamış.

via1
via2
via3

süpermen

İlk başta sadece çok güçlü, ve hızlıdır, uçamaz, çok yükseğe zıplar. ama uçaklar hayatımıza girince, sıradan insan bile Superman'den hızlı hareket edebilir, uçabilir hale gelir. O zaman Superman'e uçma gücü verilir yazarları tarafından.Yani Superman'in güçleri teknolojinin gelişmesi ile artar, çünkü o her zaman teknolojinin ve onu kullanan sıradan insanın önünde olmazsa süper insan olamaz.

uçmuyormuş.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Aşk

Aşk Behlül ile Bihter'in öpüşmesi değildir.

İftar çadırında kör olan kocasına kendi yemeğini de veren teyze bunu söyledi bana.

telepati yaptık.

27 Ağustos 2009 Perşembe

Bana Amca Dediler!

Yok yok demediler. Ama olsun her an diyebilirler. Mesela Defne dadi yerine dayı diyebilir her an.

Neyse Konumuza dönelim. Koskoca, eşşek kadar, hatta boyunda eşek kalmayan insnaların şunları yaşları küçük olduğundan mütevellit hatırlamamalarına sinir oluyorum:
Cartel
Mansur Ark
Grup Vitamin

vsvs.
Bu listezamanla çok uzayacak muhtemelen. işte bu listenin maksimuma ulaştığı gün, işte o gün, acı ve fakat gerçek ve kati surette, bana amca diyecekler.

maalesef.

lafü güzaf

nerden baksan 6 saat var iftara. demek ki neymiş? yeyip yatmak yanlışmış. paşa paşa sahura kalkılacakmış.
müzik ruhun gıdasıdır diyordu abidin ve diğerleri. belki samsa da böyle bir lafü güzaf etmiştir. ama inanmayınız efendim. gördüğünüz gibi sabahtan beri müzik dolu bir gün geçirmeme yani şarkı dinlememe rağmen çok afedersiniz it gibi açım.
ama şairin dediği gibi:
yarın elbet bizim elbet bizimdir
gün batar, ezan okunur; iftar bizimdir.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Cola Turka'nın Öyküsü -Woooo

Öykünün başı ve sonu -en azından devamı- da var ama ben en çok ortasını sevdim. ÇOK GİZLİ ÇALIŞMALAR- WOOOOOOOO:

Cola Turka'nın Türk damak tadına uygun özgün lezzeti, 1 yıl süren çok gizli bir çalışmayla büyük bir özen içinde hazırlandı. Az şekerli, aromatik lezzetiyle ağızlarda güçlü bir kola tadı bırakan Cola Turka, her deneyende şaşkınlık ve hayranlık yaratıyor. via

Scientology vs İsmailağa

Scientology tarikatının google reklamlarını çok fazla görmeye başladım son zamanlarda. Scientology'nin google'a verdiği reklamları ismailağa ya da başka bir cemaat verse ne düşünürdük acaba?
*
-Abi scientology reklam vermiş.
* siktiret ibneleri. bişey olmaz.
//
-Abi bedava incil verenler?
*Yok canım yemez. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak ha. deyyuslaarr...
//
-Abi incil dağıtıyolarmış.
*onun yerine iki fakiri doyursunlar. bi işe yarasın.
//
-Abi, aleks var ya... hristiyanmış.
*20 yıl sonra mı aklına geldi.
//
-Abi ismailağa yoğun internet reklamına başlamış.
*Tetikte ol ismail, bu bi tehdit olabilir.
//
-Abi ismailağa internette biz de varız diyormuş.
*puahhahaha
//
-Abi sence hangi cemaatlerin websitesi olmalı internette.
*Diyanet'inki herkese yeter.
//
-Abi ...
*Abi abi abi ne var lan!
-Abi iftara bize gelsen, iki lafın belini kırarız.
*Tamam ismail, gelirim.
*
Tabi halka rastgele sorular sorunca rastgele cevapla alıyoruz. Çok takılmamak lazım. Haber aşamasında bu ropörtajlardan işime gelenleri seçip gerisini yakmayı düşünüyorum. Siz kimseye bunları gördüğünüzü söylemeyin!